27 Haziran 2015 Cumartesi

Sinemaseverler için bir startup, Sinemia.

   Merhaba, bu yazımda benim gibi sinemaseverler için düşünülmüş bir startup projeden bahsetmek istiyorum.  Projenin ismi Sinemia, aylık abonelik modeli ile çalışıyor istediğiniz salonlarda ayda 59 TL gibi bir fiyata 30 kez film izleyebiliyorsunuz. 3 D gözlük maliyetleri de dahil.

  Projeyi sevdim. Çünkü hem bana hitap ediyor, ama daha çok özgün bir proje, ülkemizde çoğu girişimcinin cesaret edemediği bir durum özgünlük.  "Abi omorukada tutmuş bizde kozonuruz" gibi bir felsefeyle yola çıkılmadığı açık ve ciddi bir bütçe ile başlanmış. Bu da projeyi gözümde daha bir saygıdeğer hale getiriyor.

Nasıl kullanılır?
Site üzerinden LinkedIn yada Facebook yolu ile davetiyenizi istiyorsunuz. Projenin mobil uygulamasını indiriyorsunuz. Davetiyeniz birkaç gün içinde kabul ediliyor. Sonra paket seçiminizi ve ödemenizi yapıyorsunuz, bunu takiben 3-4 gün içerisinde kartınız adresinize ulaşıyor. Zarfımız aşağıdaki gibi.


Zarfımızdan kartımız ve faturamız çıkıyor. Sonra indirdiğimiz mobil uygulamadan giriş yapabiliyor oluyoruz. Mobil uygulama ekranında en yakın sistemi kullanabileceğimiz sinema salonları listeleniyor. Hemen hemen her yerde varlar. Ve yazmadan edemeyeceğim, eğer özel bir durum değilse benim tecrübe ettiğim, müşteri destek bölümü gerçekten 7x24 çalışıyor.

Sonrasında işin benim için zor kısmı şöyle oldu. Favori sinema salonlarımdan olan Levent Metrocity deki Cinemapink' e gittim. Görevli kıza gidip ben sinemia kullanıyorum onun için biletim ücretsiz olması lazım gibi bir cümle kurdum, kafasını öne eğip gözlerini bana doğru dikerek anlamsız anlamsız yüzüme baktı. Sonra kartımı gösterdim. Hayır bu bizde geçmiyor dedi ve ellerini açıp kafasını iki yana sallayarak yapabileceği bir şey olmadığını söyledi. Biraz sinirlerim bozuldu, sinema başlamak üzereydi ve tekrar sıraya girersem seansı kaçıracaktım.. Ama o anlık yapabileceğim daha fazla bir şey yoktu, çıktım sıradan.

 Destek departmanına hemen bir mail gönderdim. Birkaç dakika sonra gelen cevap da kartımı kredi kartı gibi kullanabileceğim ve başka bir açıklama yapmam gerekmediği söylendi. Ala, tekrar girdim sıraya. Bu kez kartım pin kodu istedi! Hay Allah. Yine çıktım sıradan tabi, yine yazdım. Gelen cevap da pin kodumun kartın son 4 hanesi olduğu söylendi.  Bu şekilde 3. kez sıraya girdiğim zaman biletimi alabildim. Zaferimi masaj koltuğu ile kutladım.


Çözüm?
Sizde bunları yaşamak istemiyorsanız kartı kredi kartı veriyormuş gibi verin, görevli sorarsa bu ne diye, kredi kartı gibi kullanabilirsin deyin. Pin kodunuz da kartınızın son 4 hanesi.

Projenin eksileri.
* Mobil uygulama tam olmamış, kapattığınız zaman tekrar giriş yapmaya çalıştığınızda kullanıcı bilgilerini her seferinde tekrar girmeniz lazım.
* Yine mobil uygulama da destek departmanına yazarken yazdığınız yazıları göremiyorsunuz. Input klavyenin arkasında kalıyor.
* Telefon destekleri yok.
* Kartın pin kodu ile ilgili bir açıklama gelen dökümanlarda yok.

Son olarak
Sahipleri kimdir bilmem, ama canı gönülden desteklediğim ve başarılı olmasını istediğim bir proje. Tahminim kısa vade değil ama orta ve uzun vade de her türlü kazanma potansiyeline sahip. Şayet sinemaya sıklıkla giden biri iseniz, ya da uygun bir maliyete gitmek isterseniz bu sistemi kullanmamanız için pek bir sebep yok.

İki yıl sonra gelen edit:
Yatırım alındı, proje büyüdü, ala. Ancak halen bir müşteri ilişkileri telefonunun olmadığı söylendi, kontrol ettiğimde ise bunun doğru olduğunu farkettim. Bu kafayla mı global olmayı düşündünüz pampalar. Olmuyor Sinemia, bu saçma sapan, shit!

25 Haziran 2015 Perşembe

Yeni Erke dönergecimiz HMSB

 Merhaba, bu yazımda millet olarak imkansızların insanı olduğumuz tezini haklı çıkaran daha önce de örneklerini gördüğümüz bir firmadan bahsetmek istiyorum. Firmanın ismi hmsbturk.

 Başlıktan  anlaşılacağı üzere yaptıklarını iddia ettikleri ürün çoğumuzun bir yerlerden aşina olduğu erke dönergeci modelinin çalışır hali. Bilimsel tahminler üzerine o kadar da radikal değilim, tamam termodinamik var Einstein var ama onlardan önce de birileri vardı. Yani bilimsel tahminler için imkansız kelimesi kullanmak bana göre sığ beyinlerin işi. Ancak bu bahsettiğimiz firmanın şarlatan olduğuna büyük ölçüde eminim.

Sadece kafamı karıştıran bu zamana kadar nasıl oldu da patlamadılar? Birkaç yıldır geliştirdik yasal sorunlar, patent gibi açıklamalar yapıyorlardı. Geçmişte bir iki mail gönderdim ve tabi ki cevap gelmedi. Şimdi de iddia ettiklerine göre satışa başlamışlar. Ama bu çok sağlam bir çıkış, bence o çok beklediğim patlama yakındır.

Birkaç olasılık var neler olup bittiği ile ilgili. Ya oldukça profesyonel bir toplum mühendisliği örneğine şahit oluyouz, ya yaptıkları hiçbir faaliyet yok dolayısıyla patlamaları için bir sebep de yok, ya da gerçekten bu ürün yapıldı ama kamillerin ne yaptıklarından haberi yok (:

Bence 2. seçenek. Ama yine de umarım gerçekten bu ürün yapılmıştır ve bende hiç gocunmadan bir özür yazısı daha yazarım. Şimdi bu ürünün yapılabildiğini farzedersek neler olabileceği hakkında kısaca fikir yürütelim.

Öncelikle normal fizik kurallarının abc si olan termodinamik yasaları toptan çöpe gidecek yada güçlü bir değişime uğrayacak. Teorik fizik çalışmalarında patlama yaşanacak. Dünya tekrar eskisi gibi yeşil ve mutlu olabilecek. En önemlisi bu makine yoktan var etme yeteneğine sahip, bilmem anlatabiliyormuyum. (:

Sonra buna bağlı olarak evren in içerisine kendi enerjisi haricinde, yeni enerji girişi olacağı için bu vucuttaki bir tümör misali büyüyecek ve evren kararsızlaşıp yok olacaktır, yada dünyanın merkezi olduğu yeni parelel evrenler oluşacaktır. Belki de bahsedilen kıyamet budur (:

Amerikanvari bir laf ile bitireyim. Adamım bu bilim kurgu yazarlarının bile işlemediği bir durum.