28 Mayıs 2016 Cumartesi

ehil.com maceram

Merhaba, bu yazımda geçmişte tecrübe ettiğim güzel bir startup projeden ehil.com dan bahsetmek istiyorum.

Tarihi tam olarak hatırlamıyorum ama küçük bir yazılım firmasında yeni işe girmiştim ve ehil.com biraz başlanmış dışarıdan alınan müşteriye yaptığımız bir işti. Daha sonra çalışma stilim müşteriler tarafından beğenildi ve transfer oldum.
Başlangıçta proje sahipleri ile birlikte mükemmel bir uyum içerisindeydik. Projeyi yazarken sonunda nasıl bir şey olacağına dair en küçük bir fikrimiz yoktu. Projeyi kodluyor, yayınlıyor. Ardından etkilerini analiz edip düzenlemeler yapıyorduk. Pazardaki büyüklük ve boşluk inanılmazdı.

Projedeki tek teknik kişi bendim, yani yazılımından tasarımına, veritabanına, tüm teknik yükün yanında iş modeli, iş geliştirme çoğu business model konularında da aktif olarak çalışıyordum. Bu benim için 6-8 aylık geceli gündüzlü bir çalışma, bombok bir psikoloji, fast food ,alınan kilolar anlamına geliyordu. Ama aşk her şeyin üzerinde olduğu için bunlar o kadar da önemli değildi. Herkes üzerine düşeni yapıyor, proje inanılmaz bir hızla büyüyordu. Tam olarak hatırlamıyorum ama 20-40 kişi arasında bir sayıya ulaşmıştık çalışan olarak. Arada sırada hararetli tartışmalar yaşansa da herkes işini sahipleniyor ve deli gibi çalışıyordu. Pozitif iyi bir hava yakalamıştık. Projenin değeri 10 milyon dolar'a ulaşmış ve gelen yatırımla birlikte 40-50 milyonlara ulaşması o kadar da zor değildi.

Projenin yatırım alması zaten kaçınılmazdı. Neyse beklenen yatırım geldi. Yönetim aramızdaki görüş ayrılıkları burada başladı. Sonunda yönetim beni iş geliştirmeden tamamen kopartıp, bir de teknik yönetici getirip beni coder konumuda getirdi. Moralim bozulsa da onlar patrondu, yapacak bir şey yoktu. Bir süre ne olacağını görmek istedim. Teknik yöneticinin teknik bilgisi zayıftı ve zamanımın çoğu bir şeyler anlatmakla geçiyordu. Uzun bol goygoylu toplantılar yapıyorduk. İş geliştirmede sürekli yanlış olduğunu düşündüğüm stratejiler üzerinde çalışılıyordu. Operasyon tarafında da çalışanlar üzerinde negatif bir baskı oluşturuldu ve eski pozitif hava tümüyle kayboldu. Özellikle bu havanın kaybolması bir startup için kesinlikle kalbinin teklemesi anlamına geliyordu.

Sonrasında benim için zor olsa da ayrılma kararı aldım. Sezarın hakkı Sezar a verilmemesinin moral bozukluğu ile birlikte bu şekilde uzun vadede projenin geleceğinin iyi olmayacağını da tahmin ediyordum. Ancak her şeye rağmen bu kafaların günün birinde değişeceğini ve projenin ayakta kalacağını ümit ediyordum. Ancak projeniz maliyeti yüksek bir proje ise cebinizdeki para bitmeden aklınızın başınıza gelmesi gerekiyor..

Son aldığım haberlere göre proje oldukça zor durumda. Bence eski haline gelmesi imkansız demeyeyim ama oldukça zor(umarım yanılırım). Her şeye rağmen kırgınlığım olsa da kızgınlığım yok, hepimiz insanız ve hatalar yaparız. Umarım bu tecrübeden gereken dersler çıkarılmıştır.

 Son olarak bir anektod. Bu işlerin içinde bulunmuş biri olarak şunu söyleyebilirim. Pazar çok büyük ve oyuncular hala yeteneksiz. Bir iki daire parası gömecek parası olan, ve kafası çalışan birileri bu pazarı tekel haline getirebilir.

19 Mayıs 2016 Perşembe

Kralcı Papağan

Merhaba, bu yazımda biraz gereksiz bir bilgi, ancak bir o kadar ilginç bir tarihi olaydan bahsetmek istiyorum.

Tarih 1789. Fransa'da monarji yıkılıp yerine taze Cumhuriyet rejimi gelmiştir. Bir gün Paris sokaklarında sahipsiz bir papağan "Yaşasın Kral,Yaşasın Kral" diye bağırmaya başlar. Bunu duyan Paris halkı uzun bir kovalamacadan sonra papağanı yakalar, polise teslim eder ve hakkında suç duyurusu bulunur.


Sonra papağanın mahkemeye çıkarılmasına karar verilir ve karşı devrimci faaliyet yürütmekten yargılanır. 2 celse süren mahkeme sonucunda, mahkeme papağana Cumhuriyet yönetimini öven kelimeler ezberletilmesine ve eğer şayet ezberlemezse giyotin ile idam edilmesine karar verir.
Sonrasında papağan Cumhuriyet i öven kelimeleri ezberlemiş ve kelleyi kurtarmıştır.